13 Temmuz 2008 Pazar

Sünger Bob ve teşekkür kurabiyeleri

Bizim tatlı minnoşumuz büyüdü de yaz okuluna gitmeye başladı. Ne zaman yürüyecek, ne zaman konuşacak diye beklediğimiz sevgili bebişimiz artık anaokuluna gidiyor. Birkaç gün okula ısınma günleri geçirdikten sonra şimdi resmen okullu oldu minik Levomuz. Sağolsun okuldaki herkes özellikle Jülide Hanım çok uğraştılar Levent'e okulu sevdirmek için. O da artık eskisi gibi değil. Yavaş yavaş okul fikrine alışmaya başlıyor. Tabii ki bunda okulun da payı var(Tırtıl Eğitim Kurumları). Biz de bütün okuldakilere teşekkür etmek amacıyla kurabiye yapıp götürdük. Bazılarını çiçeklerle, bazılarını ise çocukların bayıldığı sünger bob ile süsledik. Bizim minnoş bayılıyor sünger bob'a. Yani böylece sünger bob da okullu olmuş oldu.













12 Temmuz 2008 Cumartesi

Deniz temalı kuzen pastası

İyi ki doğdun kuzennn

Haziranda burada olmadığımız için sevgili kuzenimizin doğumgününde bulunamamıştık. Biz de ne yaptık? Madem doğum gününde yoktuk, öyleyse tekrardan doğum gününü kutlayalım dedik ve ona sürpriz bir pasta yaparak yaşgününü kutladık. Sevgili kuzencik yengeç burcu olduğu için de ona bu deniz ve yaz temalı pastayı hazırladık. Bu pastayı da şeftali ve çikolata ganaş ile hazırladık yine.
Tatlı ablamız doğum günün kutlu olsun. İyi ki varsın. Seni çok ama çok seviyoruz.








Tweety'li pasta

Evine hoşgeldin Baaa

Canımız Bahar'ımız geldi en sonunda. Yaklaşık bir senedir yurt dışında olan sevgili ablamız en sonunda tatil amaçlı da olsa geldi. Ne kadar da özlemişiz seni. O tatlı sevgi dolu yüzünü, en sıkıntılı anlarında bile gülümseyen güzel gözlerini ne çok özlemişiz. İnternetten görüşsek de, telefonla konuşsak da, tabi ki yüz yüze, aynı yerde beraber olmanın yerini tutmuyor hiçbiri. Gelmenle çok mutlu olduk ama daha şimdiden gideceğini düşünüp yine hüzünleniyoruz. Yüzüne her bakışımızda hem mutluluk hem de burukluk var. İnşaallah en kısa sürede işlerini yoluna koyup buraya temelli gelirsin. O günü sabırsızlıkla bekliyoruz hepimiz. Seni çok seviyoruz ablacık.
Bu arada sevgili Ba tweety yi çok sever. Biz de ona yaptığımız hoşgeldin pastasına, Ba gibi sevgi dolu tweety yi oturtuverdik. Pastayı ise çikolata ganaş ve şeftali ile hazırladık. Çikolata ve şeftali gerçektende birbirleriyle çok uyumlu bir ikili oluşturmuşlardı.







9 Temmuz 2008 Çarşamba

Teyzemin nefis pideleri

Esasında bu güzel pideler, börekler, simitler ve salata biz yazlığa gitmeden önce yapıldı ve resimleri çekildi. Ama burada olmadığımız için yayınlayamamıştık. Kısmet bugüne imiş. Teyzem her zamanki gibi ustalığını konuşturmuştu o gün. Herşey çok güzeldi ama pideler şahaneydi. Fırından yeni çıkmış taptaze ve pamuk gibiydiler. Tadı hala damağımızda. Bilmem anlatabiliyor muyum teyzoş?






Pideler görüldüğü üzere kıymalı harç ile hazırlanmıştı. Böreğe gelince, o da yumuşacık, su böreğine benzeyen enfes bir tatdı. Simit ise kuzencik tarafından yapılmıştı ve çok güzeldi. Yani kısaca hepsi harikaydı. Hımmm ellerinize sağlık hepinizin. Sizi seviyoruz ve devamını bekliyoruz :))

Bahçe şeftalisi

Bu şeftaliler, hem bizim minik ağacımızdan hem de komşularımızın ağacından kopup bizim balkona geldiler. Bir kısmı biz ve komşularımız tarafından afiyetle yenildikten sonra geri kalanları tencereye reçel olmaya gittiler. Kendileri küçüktü ama tatları bal gibiydi. Ama en önemli kısım tabi ki ağacımızn ilk meyveleri olmasıydı.


 

Vişne reçeli

Sevgili komşularımız bahçelerindeki vişne ağacından topladıkları vişnelerin bir kısmını bize vermişlerdi. Biz de o güzel vişneleri reçel yaptık ve afiyetle yedik. Sağolsunlar. İnşaallah yakında bizim vişne ağacımız da büyürde bizde meyvelerinden faydalanırız.
Gerçekten de şehir hayatının o karmaşasından sonra burası insana o kadar iyi geliyor ki. Günlük hayatta hiç alışık olmadığımız şeyleri burada yapmak çok keyifli. Bahçeyle uğraşmak, çiçek ekmek, ağaçların büyümesini beklemek (bizimkiler daha çok minik ama meyve verenler bile var aralarında), sessiz sakin bir doğanın içinde olmak çok güzel. Kısacası koşuşturmaktan bıkan ve yorulan insanlar için burası tam bir ilaç.



Ben o gün bahçeden toplandığı için göz kararı yaptım ama normalde ölçülü yapmaya çalışıyorum :)
1kg. vişne
yaklaşık 1,5 kg. toz şeker
Önce vişneleri yıkayıp, çekirdeklerini çıkarıyoruz. Tencereye koyup üstüne şekeri ekliyoruz. (Ben bazen bekletmiyorum direkt pişiriyorum.) Sonra 1-2 saat veya bütün gece boyunca bekletiyorum. Sonra kısık ateşte pişriyorum. Arada üstünde oluşan köpükleri toplamak gerekiyor. Rengi dönüp, vişneler iyice küçülünce kıvamını kontrol ediyorum. Bir çay tabağına birkaç kaşık koyup buzdolabında soğutuyorum. Ona göre kıvamını ayarlıyorum. Ben reçele limon koymuyorum çünkü tadını değiştiriyor bana göre. Zaten bizim evde çok çabuk tüketildiği için bir sorun da olmuyor.

Uzun bir aranın ardından

Evet, nihayet uzun bir sürenin ardından blogumuza geri döndük. Yaklaşık bir aydır İstanbul dışındaydık ve bulunduğumuz yerden internet bağlantısı kuramadık. Dolayısıyla blogumuza da yeni birşeyler ekleyemedik. Ama bu arada boş durmadık ve bir sürü fotograf çektik. Aşağıdaki güzel ayçiçekleri gittiğimiz yerde bol miktarda bulunan bir bitki türü. Yolların iki tarafı da bu güzel çiçeklerin oluşturduğu tarlalarla dolu. Tek başlarına bile çok güzel görünen bu çiçekler, bir tarla dolusu olunca muhteşem bir manzara oluşturuyorlar. Öyle güzeller ki insana Van Gogh'un resimlerini çağrıştırıyorlar.


 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...